30 Ocak 2012 Pazartesi

edessa-1

TÜRBAN.
Türban nedir ?
1970' lı, yılların Türkiye'sinde, bazı siyasi otoritelerin lanse etmesi; kimi giyim ve moda firmalarnın öncülüğüyle dayatılmaya çalışılan bir baş örtünme aksesüarıdır. Fransızca'dan dilimize geçmiş bir kelimedir. Hintli erkeklerinde başlarına bağladıkları bir baş bağlama şeklidir. Türbanlı kardeşlerle sohbetlerde; türbanı neden bağladıklarını sorduğumuzda, inançları gereği olduğunu söylemektedirler. Peki; buraya kadar güzel, saygı duymamak elde değil. İnanç gereğiyse eyvallah amenna, şapka çıkartıyoruz. Sohbete devam ediyoruz: Başını saçını örtüyorsun, inancım gereği diyorsun. Amma ve lakin: Takıp takıştırdığın, sürüp sürtüştürdüğün bu kadar aksesüar neyin gereği ? Diyoruz vede soruyoruz: El cevap: Kadınım, bakımlı şık ve güzel olmam, zarif ve çıtır görünmem gerekli diye yanıtlıyor. El insaf, el heyya vel iman diye geçiriyoruz içimizden. Olmaz böyle şey diye. Bir müddet kendi kendime sağduyulu olarak düşünmeye başlıyorum. Bre kardeşim; bu kesimin amacı dini inancı gereği örtünmekse, neden asırlardır Anadolu kadınlarının kullandıkları neçeği, oyalı yazmayı veya klasik eşarpla örtünmüyorlar veya kullanmıyorlar.Yüzyılardır kullanılan bu baş örtüsünün çılkı mı çıktı.Evet çılkını çıkardı bazı kesimler bilinçli olarak.Farklı bir sınıf yaratılmak istendi ve yaratıldı.İnsanlar, yani kadınlar kategorize edildi insafsızca.Farklı ve yeni olmak adına kadınlar arasında eşitsizlik yaratıldı.Baskı grupları, dahada ileri giderek bariz bir dozda bu kesime;Siz; Ayşe'den, Fatma'dan, hülasa mütevazi; Ev kadınlarından farklısınız demeye getirdiler.Okumuş-entel-sosyete bir baş örtülü ücübe grubu oluşturdular.Kendini böyle addeden kimi kadın grubuda bu yolu seçerek, kendilerini elit'leştirmeye, farklı görmeye başladılar.Ben kentliyim, okumuş ve kültürlüyüm, hizmetçi kadınlar gibi örtünmemem lazım demeye getirdiler.İnançları gereği başını örtüklerini söyliyenler,Yani türban takımı; neden mütevazi giyinmiyorsunuz. Giydikleriniz ve kullandığınız parlak ve dikkat çekici aksesüarları neden tercih ediyorsunuz.İnancınız mı böyle giyininde, yüz metre öteden farkınız farkedilsin diyor. Yoksa; inançta böyle bir şey varda bizim mi haberimiz yok.Başta kendinizi ve milletimizi kandırmaya çalışmayın yemezler.Kişi hak ve özgürlüğü perspektifinden bakıldığında; Eyvallah sonuna kadar haklısınız. Buna söylenecek laf olamaz . Ama; inancım gereği böyle örtünüyorum deme hakkına sahip değilsiniz. Zira; inançta böyle bir örtünme şekli öngörülmemiştir. Bu tamamen sizin uydurduğunuz bir ücübeler fiyaskosudur. İnancı gereği örtünen, first lady'lerin bilmem hangi modacıya dizayn ettirdikleri, örtü modelini inanç kaynağından mı alıyorlar. İnançta var mı böyle bir icazet. Kullandığınız tüm malzemelerin markası yabancı. Yerli mala kıran mı düştü. Elbetteki hayır; Ama fiyakanızdan geri kalmıyorsunuz inancınız gereği. Bırakın Allah aşkına bu riyakarlığı ,aslınıza dönün ve gerçek inancınızı yaşayın lütfen. Genelleme yapmadan bir iki örnek: Başörtün türban; giysilerin, makyajın ve toplumdaki fiziki davranışların buna uygun değil. Sokak ve caddelerde karşıt cinslerinle sarmaş dolaşsın. Sana ne diyebilirsin.Tabiiki bana ne. O zaman demezler mi adama; inancın gereği türbanla örtünüyorsunda, bu uygunsuz haller niye. Bu yaptıkların inancın neresinde kabul görmekte. İnancım gereği türban kullanıyorum deme, Aç başını her yol Ankara'dan geçsin. Ne şiş yansın, ne kebap..! Saadete gelelim dostlar. İnancımız gereği örtüneceksek bu ülkede; genel teamüllere ve müslüman Türk sentezine uygun olması inancındayım. Gerçek ve samimi olan kardeşlerimizi tenzih eder, Saygılar sunarım. Sabri Temel/İstanbul

Hiç yorum yok: